Türkiye’de Optometri Tartışması! Gözlükçüler ve Doktorlar Ne Diyor?
1 Nisan 2026 Çarşamba

Türkiye’de Optometri Çıkmazı! Mesleki Devrim mi, Sağlık Riski mi?
Gözlükçülük ve Oftalmoloji Dünyasını İkiye Bölen "Refraksiyon Yetkisi" Dosyasını Açıyoruz
Türkiye’de gözlükçülük sektörü, tarihinin en büyük yapısal tartışmalarından birini yaşıyor. Optometri; yani kırma kusurlarını tespit etme, reçete yazma ve belirli klinik ölçümleri yapma yetkisi, gelişmiş ülkelerde optisyenlerin doğal bir hakkı olarak görülürken, ülkemizde bu durum hem yasal hem de mesleki bir "tabu" olarak kalmaya devam ediyor. Bazı optisyenler, akademik eğitimin 4 yıla çıkarılmasıyla bu yetkinin kaçınılmaz olduğunu savunuyor.
Öte yandan, göz doktorları (oftalmologlar) bu talebe oldukça mesafeli. Doktorlar, "Göz muayenesi sadece bir cam numarası belirlemek değildir" diyerek, optometrinin Türkiye şartlarında uygulanmasının ciddi bir "teşhis boşluğu" yaratabileceğine dikkat çekiyorlar.
Hekimler, basit bir miyop şikayetinin altında glokom, katarakt veya gizli retina dekolmanı gibi körlüğe varabilecek patolojilerin yatabileceğini; bu ayrımın ancak uzman bir tıp eğitimiyle yapılabileceğini vurguluyor.
Ancak optisyenlik cephesinde argümanlar daha çok "hizmete erişim" üzerinden şekilleniyor. Kamu hastanelerindeki göz polikliniklerinde yaşanan yığılmalar, aylarca süren randevu sıraları ve hekimlerin muayene başına ayırabildiği kısıtlı süreler, "Neden basit refraksiyon ölçümlerini biz yapmıyoruz?" sorusunu sormaya itiyor. Optisyenler, bu yetkiyle sağlık sistemindeki yükün hafifleyeceğini savunuyor.
İşin bir de "iş kaybı" boyutu var. Sektör kulislerinde, göz doktorlarının muayene ücretlerinden ve hasta akışından mahrum kalmamak adına bu yasaya direndiği iddia edilse de, hekim cemiyetleri bu iddiaları "popülist bir yaklaşım" olarak nitelendirip tıbbi güvenliği ön planda tutuyor.
Mevcut yasalarımızda optisyenlik müesseselerinde muayene odası açmak, otorefraktometre ile ölçüm yapmak veya hastayı teşhis amacıyla yönlendirmek kesinlikle yasak. TİTCK denetimlerinde bu kurala uymayanlara ağır idari para cezaları ve faaliyet durdurma müeyyideleri uygulanıyor.
Gelecekte bizi ne bekliyor? Avrupa Birliği uyum yasaları çerçevesinde optometri eğitiminin Türkiye'de de yasallaşması gündeme gelse de, tıp dünyasının güçlü lobisi ve halk sağlığı öncelikleri bu süreci yavaşlatıyor. Optisyenlerin akademik seviyesinin yükselmesi, belki de "ara bir model" olan klinik optisyenlik kavramını hayatımıza sokabilir.
Sonuç olarak; Optometri tartışması Türkiye’de sadece bir yetki paylaşımı değil, aynı zamanda sağlık sisteminin vizyonuna dair bir karar aşamasıdır. Optisyenin Sesi olarak tarafsız bir şekilde soruyoruz: Teknoloji ve eğitim bu kadar ilerlemişken, 19. yüzyılın kurallarıyla 21. yüzyılın optik hizmetini yönetmek ne kadar mümkün?
kaynak: https://optisyeninsesi.com/turkiyede-optometri-tartismasi-gozlukculer-ve-doktorlar-ne-diyor/
