Türkiye Neden Geride? Göz Sağlığında Sessiz Tehlike
12 Şubat 2026 Perşembe

Dünyada Görme Bozuklukları Artıyor! Gözlük ve Kontakt Lens Kullanımı Alarm Veriyor
Görme bozuklukları dünya genelinde hızla artarken, reçeteli gözlük ve kontakt lens kullanım oranları da dikkat çekici boyutlara ulaşıyor. Uzmanlar, bu artışın yalnızca genetik faktörlerle açıklanamayacağını, dijitalleşme, çevresel koşullar ve yaşam tarzındaki değişimlerin göz sağlığını doğrudan etkilediğini vurguluyor.
Özellikle son yıllarda bilgisayarlar, akıllı telefonlar ve tabletler günlük hayatın vazgeçilmez parçaları haline gelirken, uzun süre ekrana maruz kalmak göz yorgunluğu, bulanık görme, odaklanma sorunları ve miyopi gibi rahatsızlıkların yaygınlaşmasına neden oluyor.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) uyarıyor:
2050 yılına kadar dünya nüfusunun yarısından fazlasının miyop olacağı öngörülüyor. Bu tablo, gözlük ve kontakt lens kullanımının önümüzdeki yıllarda daha da artacağını gösteriyor.
Dijital Yaşam Gözleri Nasıl Etkiliyor?
Araştırmalar, ekran karşısında uzun süre vakit geçirmenin göz kırpma sayısını azalttığını ve göz yüzeyinde kuruluk oluşturduğunu ortaya koyuyor. Bu durum, başta ofis çalışanları ve öğrenciler olmak üzere geniş bir kesimi etkiliyor. Özellikle çocuklarda ve gençlerde artan ekran süresi, miyopinin erken yaşlarda başlamasına yol açıyor.
Risk faktörleri:
Uzun ekran süresi – kapalı alanlarda yaşam – yetersiz gün ışığı – düzensiz göz muayenesi
Ülkelere Göre Gözlük ve Lens Kullanımı
Küresel veriler, gözlük ve kontakt lens kullanım oranlarının ülkeler arasında ciddi farklılıklar gösterdiğini ortaya koyuyor. Gelişmiş ülkelerde düzenli göz muayenesi yaygınken, erken tanı ve koruyucu göz sağlığı politikaları kullanım oranlarını artırıyor.
ABD: Nüfusun yaklaşık %75’i hayatının bir döneminde reçeteli gözlük veya kontakt lens kullanıyor.
Avrupa Birliği: Ortalama kullanım oranı %60–65 seviyelerinde.
Japonya & Güney Kore: Miyopi oranı %80’in üzerinde; okul çağında tarama programları yaygın.
Çin: Genç nüfusta miyopi oranı %70’in üzerine çıkmış durumda.
Bu ülkelerde gözlük, yalnızca bir ihtiyaç değil; sağlık rutinlerinin doğal bir parçası olarak görülüyor. Düzenli kontroller ve erken müdahale, görme kaybının ilerlemesini büyük ölçüde önlüyor.
Türkiye Neden Geride?
Türkiye’de görme bozukluklarının artmasına rağmen, düzenli göz muayenesi ve reçeteli gözlük kullanımı birçok gelişmiş ülkenin gerisinde kalıyor. Uzmanlara göre bunun temel nedeni, göz sağlığının hâlâ “şikâyet olunca” gündeme gelen bir konu olarak görülmesi.
İnfografik için özet veri:
Türkiye’de gözlük ve kontakt lens kullanım oranının %45–50 bandında olduğu tahmin ediliyor.
Geri Kalmanın Başlıca Nedenleri
Koruyucu göz sağlığı bilincinin yeterince yerleşmemesi
Göz muayenesinin düzenli bir alışkanlık olmaması
Çocukluk çağında tarama programlarının sınırlı kalması
Dijital ekran kullanımına karşı önleyici alışkanlıkların zayıf olması
Estetik kaygılar nedeniyle gözlük kullanımından kaçınılması
Uzmanlar, Türkiye’de sorunun gözlük kullanımının yaygın olmamasından ziyade, göz sağlığının önleyici bir sağlık hizmeti olarak ele alınmaması olduğunu vurguluyor. Oysa erken tanı ve düzenli kontroller, ileride oluşabilecek ciddi görme kayıplarının önüne geçebiliyor.
Uzman görüşü:
“Gözlük takmak bir zayıflık değil, görme sağlığını korumanın en temel yoludur. Türkiye’de bu algının değişmesi gerekiyor.”
Küresel veriler, göz sağlığının gelecekte daha büyük bir halk sağlığı meselesi haline geleceğini gösterirken, Türkiye’nin de bu alanda koruyucu politikaları güçlendirmesi gerektiğine işaret ediyor.
kaynak: https://optisyeninsesi.com/turkiye-neden-geride-goz-sagliginda-sessiz-tehlike/
