Kamuoyuna Duyuru
30 Aralık 2022 Cuma
Son günlerde bazı sözde odaların zorunlu mensupları tarafından bana ulaşılarak 2020 ve 2021 yılının aidatlarının istendiği yönünde bir bildirimde bulunulmuştur. Bu konuda bir kez daha açık ve net ifade etmek isterim ki; yasal dayanağı olmayan hiçbir yıla ilişkin aidatların ödenmesi kabul edilemez.
Türk Milleti Adına kesin bir şekilde hüküm veren mahkemelerimizin kararları da bu yöndedir. Şöyle ki;
Anayasanın 153. maddesinde “iptal kararları geriye yürümez” hükmü, iptal kararlarının kesinleşen işlemlere etki etmeyeceği anlamında olup, elde bulunan uyuşmazlığın sürdüğü davalarda “geriye yürümeme kuralı” uygulanamaz. Diğer bir anlatımla; bir davada uygulanması gereken kanun maddesi başka bir dava vesilesi ile iptal edilmiş ise, bu madde artık eldeki davada da uygulanamaz. Zira davanın yasal dayanağı kalkmıştır ve davacının iptal edilen maddeden dolayı sağlayacağı hukuki yararı da kalmamış olur. (Hukuk Genel Kurulunun 17.05.1989 tarihli ve 1989/10-250 Esas, 1989/361 Karar) Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kesin şekilde çözüme bağlanmış uyuşmazlıkları etkilemeyeceği, ancak henüz devam eden uyuşmazlıkların iptal kapsamında bulunacağı açıktır. (Yargıtay İçtihatları Birleştirme 10.03.1969 tarih ve 1/3 sayılı kararı)
Bu itibarla, ifade etmeye çalıştım şu kararda da görüleceği üzere:
“Davaya konu ……. sayılı dosyasında borcun konusunun …… tarihli ….. karar numaralı 2020 yılı …….. Optisyen ve Gözlükçüler Odasına ait yıllık aidat borcu olduğu, yukarıda belirtilen Anaya Mahkemesi’nin 2020/80 Esas 2021/34 Karar 29/04/2021 tarihli karar içeriği nazara alındığında, borca konu aidat borcunun yasal dayanağının kalmadığı, nitekim yukarıda alıntı yapılan yüksek mahkeme kararlarından da açıklandığı üzere, Anayasa’nın 153. maddesinde düzenlenen “iptal kararları geriye yürümez” hükmünün iptal kararlarının kesinleşen işlemlere tesir etmeyeceği anlamında olduğu, somut olayda borca davalı tarafça itiraz edilmesi sebebi ile kesinleşen bir borcun bulunmadığı, dolayısıyla elde bulunan uyuşmazlığın sürdüğü davada “geriye yürümeme” kuralının uygulanmayacağı nazara alınarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın REDDİNE”
Sevgili Meslektaşlarım; yukarıda arz etmeye çalıştığım kararlar kesin olarak verilmiş olup; davacı odaların başkaca başvuracakları bir iç hukuk yolu kalmamıştır.
Bu sebeple bizlerden aidat isteyen odalara “HADİ ORDAN” demek kanuni ve hukuki hakkımız olup; bu konuda suça konu şekilde geçmiş dönem aidatı adı altında talepte bulunanlara “HADİ ORDAN” diyoruz!
Atilla Karip
kaynak: https://optisyeninsesi.com/kamuoyuna-duyuru-9/