İşportadaki Hazır Okuma Gözlükleri Neden Yasak? Tehlike saçıyorlar!
4 Eylül 2026 Cuma

İşportadaki Hazır Okuma Gözlüğü ile Optisyendeki Gözlük Aynı Değil! Türkiye’de Neden Yasak?
Sokakta, pazarda ve kayıt dışı satış noktalarında birkaç yüz liraya sunulan hazır okuma gözlükleri ile optisyenlik müessesesinde kişiye özel hazırlanan numaralı gözlük arasındaki fark, yalnızca fiyat değil; ölçüm, optik merkez, reçete ve halk sağlığı açısından da büyük önem taşıyor.
Hazır okuma gözlüğü nedir?
Özellikle 40 yaş sonrasında ortaya çıkan presbiyopi nedeniyle yakın görmede zorlanan kişiler için piyasada “hazır okuma gözlüğü”, “hazır okuyucu” veya “ready reader” adıyla satılan ürünler bulunuyor.
Bu gözlüklerin temel özelliği, iki gözde de aynı diyoptride sferik cam kullanılması ve camların belirli, standart bir göz bebeği mesafesine göre hazırlanmasıdır. TİTCK’ye sunulan 2017 tarihli raporda hazır okuyucularda iki camın optik merkezleri arasındaki mesafenin yaklaşık 62–64 mm olarak hazırlandığı belirtiliyor. Kullanıcının gerçek pupilla mesafesi ise ölçülmediği için gözlüğün herkes üzerinde aynı optik sonucu vermesi mümkün değildir.
Optisyenlik müessesesinde hazırlanan okuma gözlüğünün farkı ne?
Optisyenlik müessesesinde hazırlanan numaralı gözlük ise kullanıcının göz hekimi muayenesi ve reçetesi doğrultusunda hazırlanır. Optisyen; reçetedeki değerlere göre camları seçer, kişinin pupilla mesafesini ve çerçeveye ilişkin ölçüleri dikkate alır ve camların optik merkezlerinin kullanıcıya uygun konumlandırılmasını sağlar.
Güncel Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmelik de optisyenlik müesseselerinde reçetesiz numaralı gözlük camı satılmasını veya verilmesini yasaklıyor. Yönetmelik ayrıca müesseselerin yalnızca Kurumun kayıt ve bilgi sistemlerine kayıtlı tıbbi cihazların satışını yapabileceğini hükme bağlıyor.
Hazır okuyucuda standart bir cam ve standart optik merkez kullanılır. Kişiye özel numaralı gözlükte ise cam değerleri ve optik merkezler kullanıcının reçetesi ve ölçülerine göre belirlenir.
Asıl sorun: İki gözün aynı numara olduğu varsayılıyor
İnsanların iki gözünün görme kusurunun tamamen aynı olması zorunlu değildir. Bir gözün diğerinden farklı numaraya sahip olması, astigmat bulunması veya iki göz arasındaki pupilla mesafesinin standart ölçüden farklı olması halinde hazır okuyucu herkes için uygun sonuç vermeyebilir.
TİTCK’ye sunulan raporda, hazır okuyucuların farklı göz numaralarına sahip kişiler açısından sorun yaratabileceği; optik merkezden bakılmaması halinde ise istenmeyen prizmatik etkilerin ortaya çıkabileceği belirtiliyor. Raporda bu durumun bazı kişilerde baş ağrısı, göz yorgunluğu ve çift görme gibi şikâyetlere yol açabileceği ifade ediliyor.
Peki işportadaki gözlük neden daha büyük risk taşıyor?
Buradaki mesele yalnızca gözlüğün “hazır” olması değil. İşportada satılan ürünün hangi koşullarda üretildiği, ithal edildiği, kayıtlarının bulunup bulunmadığı, cam ve çerçeve malzemelerinin niteliği ve ürünün tıbbi cihaz mevzuatına uygunluğu da önem taşıyor.
2017 yılında TİTCK’ye sunulan raporda, kayıt dışı hazır okuyucularda kullanılan bazı malzemelerin optik kalite ve mekanik dayanıklılık açısından sorun oluşturabileceği yönünde değerlendirmeler bulunuyor. Raporda ayrıca standart dışı camların görüntü kalitesini düşürebileceği ve kırılma durumunda göz açısından risk oluşturabileceği belirtiliyor.
“Bir gözlükçüde satılmıyor mu?” sorusunun cevabı
Burada Türkiye'deki mevzuat açısından dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta bulunuyor.
Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün 7 Ekim 2008 tarihli ve hazır okuma gözlükleri konulu hukuki görüşünde, mevcut mevzuat hükümleri gerekçe gösterilerek hazır okuma gözlüklerinin optisyenlik müesseselerinde, optisyenlik müesseseleri dışındaki yerlerde ve internette satışının yasak olduğu yönünde görüş bildirilmişti. Bu yazı, daha sonraki sektör raporlarında da dayanak olarak gösterildi.
Dolayısıyla Türkiye'deki uygulamada “hazır okuma gözlüğü” ile reçeteye göre optisyenlik müessesesinde hazırlanan kişiye özel numaralı gözlüğün aynı ürün ve aynı hukuki statüde değerlendirilmemesi gerekiyor.
Mevzuat bugün ne diyor?
Güncel Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmelik'in 25. maddesinde, optisyenlik müesseselerinin reçetesiz numaralı gözlük camı satması, vermesi veya tavsiye etmesi yasaklanıyor. Aynı yönetmelik, müesseselerin Kurumun kayıt ve bilgi yönetim sistemine kayıtlı olmayan tıbbi cihazları satamayacağını da açıkça belirtiyor. Denetimlerin ise il sağlık müdürlükleri tarafından düzenli olarak yapılması öngörülüyor.
Yönetmeliğin 26. maddesine göre optisyenlik müesseseleri olağan olarak yılda en az iki kez denetleniyor. Kanun ve yönetmeliğe aykırılıkların tespit edilmesi halinde ise ilgili idari yaptırımlar uygulanıyor.
Avrupa'da satılması Türkiye'deki durumu değiştirmiyor
Hazır okuyucuların bazı Avrupa ülkelerinde market, eczane, internet veya farklı satış kanallarında bulunabilmesi, Türkiye'deki hukuki durumu otomatik olarak değiştirmiyor.
Nitekim TİTCK’ye sunulan 2017 tarihli raporda da Avrupa'daki uygulamalara değinilerek, farklı ülkelerde hazır okuyucuların çeşitli kanallardan satılabildiği; ancak bu ürünlerin göz hekimi muayenesi sonrasında kişiye özel hazırlanan yakın gözlükleriyle aynı kategoride değerlendirilmemesi gerektiği savunuluyor.
Vatandaş neye dikkat etmeli?
Uzmanlar açısından asıl mesele, kişinin yakın görme problemini yalnızca “+1, +1.5 veya +2 numara” şeklinde değerlendirmemesi.
Yakın görme problemi yaşayan bir kişinin göz muayenesinden geçmesi; iki göz arasındaki numara farkının, astigmatın, göz bebeği mesafesinin ve yaşa bağlı göz hastalıklarının değerlendirilmesi açısından önem taşıyor.
Özellikle ileri yaşlarda ortaya çıkan yakın görme probleminin her zaman yalnızca presbiyopi olarak kabul edilmesi doğru olmayabilir. TİTCK’ye sunulan raporda da kontrolsüz hazır okuyucu kullanımının düzenli göz muayenesinin yerine geçirilmesinin, bazı göz hastalıklarının erken teşhisini geciktirebileceği yönünde değerlendirmeler yer alıyor.
Mesele yalnızca “ucuz gözlük” değil
İşporta tezgâhındaki birkaç yüz liralık hazır okuyucu ile optisyenlik müessesesinde reçeteye göre hazırlanan numaralı gözlüğün aynı şey olduğu düşünülmemeli. Aradaki fark; kişisel ölçüm, iki gözün numara farklılığı, optik merkezleme, cam ve çerçeve kalitesi, ürünün kayıt ve denetim durumu ve mevzuata uygunluk başlıklarında ortaya çıkıyor.
Optisyeninsesi.com olarak dikkat çektiğimiz nokta ise şu: Mevzuatın açıkça yasakladığı veya mevzuata aykırı şekilde piyasaya sunulan ürünlerin işporta, pazar, internet ve diğer kayıt dışı kanallarda satılmasının yalnızca optisyenlik mesleğini değil, doğrudan doğruya tüketicinin göz ve görme sağlığını ilgilendiren bir konu olmasıdır.
kaynak: https://optisyeninsesi.com/isportadaki-hazir-okuma-gozlukleri-neden-yasak-tehlike-saciyorlar/
