Gözlükçülerde Tartışma Büyüyor! Asıl Sorun Mevzuat mı, İletişim Eksikliği mi?
24 Nisan 2026 Cuma

KÖŞE YAZISI
MESLEKİ TARTIŞMALARDA ASIL SORUN: MEVZUAT MI, İLETİŞİM Mİ?
Levent Akagündüz
Son günlerde gözlükçülere ait bir Sosyal medya sayfasında yapılan tartışmaları dikkatle takip ettim. Bu tartışmaları izlerken amacım; eczacı odalarının güçlü bir örgütlenme yapısına sahip olduğunu ortaya koymak, ancak mevzuat açısından değerlendirildiğinde gözlükçüler ile eczacılar arasında sanıldığı kadar büyük bir fark bulunmadığını ifade etmekti.
Özellikle 23 Nisan resmi tatilinin eczacılar açısından oda kararlarıyla uygulanmasının zorunlu hale geldiğini, buna karşılık gözlükçüler üzerinde benzer bir kurumsal yaptırımın hissedilmediğini vurgulamak istedim. Hatta böyle bir uygulama söz konusu olsa dahi, AVM’lerde faaliyet gösteren gözlükçülerin bu durumdan aynı şekilde etkilenmeyeceğini dile getirdim.
Ancak ne yazık ki bazı meslektaşlarımız, ifade etmek istediğim düşünceleri tamamen farklı yönlere çekerek, sanki eczacıların gözlükçülerden daha üstün olduğu yönünde bir görüş savunduğumu ileri sürdüler.
Oysa anlatmak istediğim ile yapılan yorumlar arasında en ufak bir bağ dahi bulunmamaktaydı.
Tartışmanın ilerleyen sürecinde ise bir kişinin hakaret içeren üslubuyla ortamın gereksiz bir gerilime sürüklendiğini görmek ayrıca üzücüydü. Fikir alışverişi yapılması gereken bir platformun, kısa sürede sert ve kırıcı bir tartışma zeminine dönüşmesi, üzerinde hep birlikte düşünmemiz gereken bir durumdur.
Yaşanan bu süreç bana açık bir gerçeği bir kez daha hatırlattı: Asıl mesele mevzuat ya da mesleki rekabet değildir. Asıl mesele; iletişim kültürü ve eğitim anlayışıdır.
Fikirlerin özgürce ifade edilmesi gereken ortamlarda, farklı düşüncelere tahammül gösterilememesi; mesleki gelişimin önündeki en büyük engellerden biridir. Mesleki dayanışmanın, karşılıklı saygının ve ortak aklın yerini öfke, önyargı ve kırıcı ifadeler aldığında, hiçbir meslek grubu gerçek anlamda ilerleme kaydedemez.
Belki de bu noktada yapılması gereken; başkalarını eleştirmeden önce kendimize dönüp bakmaktır. Mesleğimizin itibarını yalnızca sahip olduğumuz haklarla değil; aynı zamanda bilgi birikimimiz, kültürel donanımımız ve iletişim becerilerimizle de yükseltmek zorunda olduğumuzu kabul etmeliyiz.
Çünkü eğitim; yalnızca bir diploma sahibi olmak değildir. Eğitim; düşünceye saygı gösterebilmek, farklı görüşleri dinleyebilmek ve ortak bir zeminde buluşabilme olgunluğunu gösterebilmektir.
Daha güçlü bir meslek yapısı; birbirimizi küçümsemekle değil, birlikte öğrenmekle, gelişmekle ve birbirimize değer vermekle inşa edilebilir.
Unutulmamalıdır ki, bir mesleğin gerçek gücü yalnızca mevzuatla değil; o mesleği icra eden bireylerin düşünce yapısı, iletişim dili ve birbirine duyduğu saygıyla ölçülür.
kaynak: https://optisyeninsesi.com/gozlukculerde-tartisma-buyuyor-asil-sorun-mevzuat-mi-iletisim-eksikligi-mi/
