Daha önce bilinmeyen kalıtsal bir retina dejenerasyonu hastalığı keşfedildi
24 Eylül 2026 Perşembe

EFEMP1 GENİNDEKİ NADİR VARYANT YENİ BİR KALITSAL RETİNA HASTALIĞIYLA İLİŞKİLENDİRİLDİ
Retina fonksiyonundaki bozulma, yapısal değişikliklerden önce ortaya çıkabiliyor.
Almanya’daki Bonn Üniversitesi ve Üniversite Hastanesi Bonn öncülüğünde yürütülen uluslararası bir araştırmada, daha önce tanımlanmamış bir kalıtsal retina dejenerasyonu formu belirlendi. Araştırmacılar, hastalığın EFEMP1 genindeki nadir bir varyant olan p.Arg140Trp ile ilişkili olduğunu ortaya koydu.
JAMA Ophthalmology dergisinde yayımlanan çalışmada, hastalığın özellikle retinanın periferik bölümünü ve düşük ışıkta ve karanlıkta görmeden sorumlu çubuk fotoreseptörlerini etkilediği bildirildi. Araştırmanın dikkat çeken bulgularından biri, çubuk fotoreseptörlerindeki işlev bozukluğunun retina yapısında görülebilir değişikliklerden önce ortaya çıkabilmesi oldu.
ARAŞTIRMANIN TEMEL BULGUSU
Üç birbiriyle akraba olmayan ailede aynı EFEMP1 p.Arg140Trp varyantı saptandı. Hastalığın periferik retinayı ve özellikle çubuk fotoreseptörlerini etkilediği, retina fonksiyonundaki bozulmanın bazı hastalarda yapısal dejenerasyon ortaya çıkmadan önce belirlenebildiği bildirildi.
Üç Birbiriyle Akraba Olmayan Aile İncelendi
Araştırmacılar Edinburgh, Basel, Philadelphia, Prag ve Bonn’daki merkezlerde, aynı EFEMP1 p.Arg140Trp varyantını taşıyan üç birbiriyle akraba olmayan aileyi inceledi.
Klinik değerlendirmeler, genetik analizler, retina görüntülemeleri ve laboratuvar deneylerinden elde edilen bulgular bir arada değerlendirildi. Araştırmacılar bu verilerin, varyantı daha önce ayrı bir hastalık olarak tanımlanmamış bir retina dejenerasyonu ile ilişkilendirdiğini bildirdi.
Hastalığın İlk Bulguları
Çalışmaya göre hastalık geç başlangıçlı bir retina dejenerasyonu özelliği taşıyor. İlk belirtiler arasında alacakaranlıkta veya karanlıkta görmede güçlük ve zaman içinde periferik görme alanında kayıp bulunuyor.
Merkezi görme ise uzun süre korunabiliyor. Bazı hastalarda görme keskinliği normal düzeyde bulunurken, retina yapısı da göz dibi muayenesi ve görüntüleme yöntemlerinde normal görünebiliyor.
Çubuk Fotoreseptörlerinde İşlev Bozukluğu
Araştırmada hastaların retina işlevleri; renkli göz dibi fotoğrafları, optik koherens tomografi (OCT), ışığa ve karanlığa adapte görme alanı testleri ve çubuk aracılı karanlık adaptasyon ölçümleri kullanılarak değerlendirildi.
Özellikle karanlık adaptasyon testlerinde, ışığa maruz bırakıldıktan sonra çubuk fotoreseptörlerinin karanlıkta yeniden işlev kazanmasının belirgin biçimde geciktiği görüldü.
Çubuk fotoreseptörlerindeki işlev bozukluğu, bazı retina bölgelerinde yapısal dejenerasyon henüz görünür hale gelmeden saptanabildi.
“Retina Fonksiyonundaki Bozukluk Yapısal Dejenerasyondan Önce Ortaya Çıkıyor”
Çalışmanın ortak sorumlu yazarlarından Pennsylvania Üniversitesi’nden Prof. Artur V. Cideciyan, retina fonksiyonundaki bozulmanın görünür yapısal dejenerasyondan önce ortaya çıkmasının araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri olduğunu belirtti.
Cideciyan’a göre çubuk fotoreseptörlerinin karanlıkta toparlanmasındaki bozukluk, yapısal olarak sağlam görünen retina bölgelerinde de saptanabiliyor. Araştırmacı, bu bulgunun fotoreseptör hücreleri kaybedilmeden önce hastalığın işlevsel olarak saptanabilmesini sağlayabilecek bir belirteç ortaya koyduğunu ifade etti.
Aynı Gen, Farklı Retina Hastalıkları
EFEMP1 geni daha önce Doyne bal peteği retina distrofisi/Malattia Leventinese olarak bilinen kalıtsal retina hastalığıyla ilişkilendirilmişti.
Ancak daha önce bilinen bu hastalık, EFEMP1 genindeki p.Arg345Trp varyantıyla ilişkilendiriliyor ve esas olarak merkezi retinayı etkiliyor.
Yeni araştırmada incelenen p.Arg140Trp varyantında ise retina dejenerasyonunun özellikle periferik bölgelerde yoğunlaştığı ve makulanın görece korunduğu belirlendi.
EFEMP1 GENİ
Araştırmacılar, aynı gen üzerindeki farklı varyantların retina üzerinde birbirinden belirgin biçimde farklı hastalık tablolarına yol açabileceğini belirtti.
Laboratuvar Deneyleri Hastalık Mekanizmasına İşaret Etti
Araştırmacılar klinik bulguların yanı sıra varyantın biyolojik etkilerini de laboratuvar ortamında inceledi.
EFEMP1 geni, hücre dışı matrikste görev yapan ve fibulin-3 olarak da bilinen bir protein üretir. Çalışmada p.Arg140Trp varyantının bulunduğu EFEMP1 proteininin hücre içinde normalden daha fazla biriktiği ve anormal moleküler kompleksler oluşturma eğiliminin arttığı görüldü.
Ayrıca varyantın hücrelerden etkin biçimde salgılanmasının azaldığı belirlendi.
Laboratuvar Bulguları
- EFEMP1 proteininin hücre içinde birikimi arttı.
- Anormal moleküler kompleksler oluşturma eğilimi arttı.
- Proteinin hücrelerden etkin biçimde salgılanması azaldı.
Hastalık Periferik Retinayı Etkiliyor
Yeni tanımlanan hastalıkta retina dejenerasyonunun özellikle periferik bölgelerde yoğunlaştığı bildirildi. Buna karşılık makula ve merkezi görme, hastalığın belirli dönemlerinde görece korunabiliyor.
Araştırmacılar, hastalığın ileri aşamalarında bazı özelliklerin girat atrofi, koroideremi, psödodrusenle birlikte yaygın maküler atrofi ve diffüz-triklinik geografik atrofi gibi nadir retina hastalıklarıyla benzerlik gösterebildiğini belirtti.
Erken Dönemde Fonksiyonel Bulgular Öne Çıkıyor
Çalışmada bazı retina bölgelerinde çubuk fotoreseptörlerinin işlevinin ciddi biçimde bozulmasına rağmen, aynı bölgelerde henüz belirgin yapısal atrofi görülmediği bildirildi.
Araştırmanın Sınırlılıkları
Çalışmanın önemli sınırlılıklarından biri, yalnızca üç birbiriyle akraba olmayan ailenin incelenmiş olmasıdır.
Araştırmacılar bu nedenle hastalığın tüm klinik özelliklerinin, doğal seyrinin ve toplumdaki görülme sıklığının henüz belirlenemeyeceğini belirtti.
Hastalığın farklı yaşlarda nasıl ilerlediğinin ve farklı hastalarda ne ölçüde değişiklik gösterebildiğinin daha büyük hasta gruplarında araştırılması gerektiği ifade edildi.
Araştırmacılar ayrıca p.Arg140Trp varyantının neden olduğu düşünülen protein dimerleşmesi mekanizmasının daha ayrıntılı deneysel çalışmalarla doğrulanması gerektiğini vurguladı.
Araştırmanın Sonucu
Araştırma, EFEMP1 p.Arg140Trp varyantını geç başlangıçlı, ağırlıklı olarak periferik retinayı etkileyen ve özellikle çubuk fotoreseptörlerinde işlev kaybıyla seyreden farklı bir retina dejenerasyonu ile ilişkilendirdi.
Araştırmacılar, daha geniş hasta grupları üzerinde yapılacak çalışmaların hastalığın klinik kapsamının, doğal seyrinin ve görülme sıklığının belirlenmesi ve olası tedavi yaklaşımlarının araştırılması açısından gerekli olduğunu belirtti.
kaynak: https://optisyeninsesi.com/daha-once-bilinmeyen-kalitsal-bir-retina-dejenerasyonu-hastaligi-kesfedildi/
