AVRUPA'DAN AKILLI GÖZLÜKLER İÇİN YENİ UYARI! GİZLİ KAYITLARA DİKKAT!
Avrupa Veri Koruma Kurulu, kamera ve mikrofon taşıyan akıllı gözlüklerin kişisel veriler açısından oluşturduğu risklere dikkat çekti. Kullanıcıların, üreticilerin ve hizmet sağlayıcıların sorumlulukları mercek altına alındı.
Avrupa Veri Koruma Kurulu (EDPB), 13 Ekim 2026 tarihinde akıllı gözlüklerin kişisel verilerin korunması üzerindeki etkilerine ilişkin 1/2026 sayılı açıklamasını kabul etti. Kurulun yayımladığı ön değerlendirme; kullanıcılar, üreticiler ve bağlantılı hizmet sağlayıcılar için yol gösterici nitelik taşıyor.
Geleneksel gözlüklerden dış görünüşü itibarıyla kolayca ayırt edilemeyen, ancak kamera, mikrofon, internet bağlantısı ve yapay zekâ özellikleri barındırabilen cihazlar, çevredeki kişilerin haberi olmadan görüntülerinin veya seslerinin kaydedilmesi riskini beraberinde getiriyor. EDPB, özellikle kişisel mahremiyetin korunması ve kayıt yapılan kişilerin bilgilendirilmesi konularına dikkat çekiyor.
Gözlük gibi görünüyor, ancak kayıt yapabiliyor
Akıllı gözlükler fotoğraf ve video çekmenin yanı sıra ses kaydı, sesli komutlar, çeviri ve yapay zekâ destekli çeşitli işlevler sunabiliyor. Bu özellikler, cihazın çevresindeki kişilerin ne zaman ve hangi amaçla kayda alındığını anlamasını zorlaştırabiliyor.
EDPB'nin açıklamasında hangi konular öne çıkıyor?
1. Kayıt yapıldığı açıkça anlaşılmalı
Kurula göre akıllı gözlüklerin oluşturduğu temel sorunlardan biri, kayıt işleminin dışarıdan fark edilmesinin zor olabilmesi. Çevredeki kişiler, kişisel verilerinin işlendiğinden, kayıt işlemini kimin gerçekleştirdiğinden ve verilerin hangi amaçla kullanıldığından habersiz kalabiliyor.
EDPB, kayıt işleminin açıkça anlaşılmasını sağlayacak önlemleri gündeme getiriyor. Bunlar arasında:
- Kayıt sırasında fark edilebilir LED ışıklarının kullanılması,
- Sesli uyarılar veya sesli komut göstergeleri,
- Gizliliği gözeten akıllı telefon bildirimleri,
- Kayıt özelliği bulunan cihazların ayırt edilmesini kolaylaştıran tasarımlar
yer alıyor. Kurul, bu uyarıların güvenilir, göz ardı edilmesi zor ve güncel olması gerektiğini vurguluyor. Amaç, kamusal alanlarda dahi insanların fotoğraf veya video kaydına alındıklarını anlayabilmelerini sağlamak.
2. Akıllı gözlüğü kullanan kişi de hukuki sorumluluk taşıyabilir
EDPB'nin açıklamasında, kişisel verilerin işlenmesinden kimin sorumlu sayılacağının cihazın kullanım biçimine bağlı olduğu belirtiliyor.
Örneğin, akıllı gözlükle çekilen görüntülerin herkese açık bir sosyal medya hesabında paylaşılması ya da cihazın resmî, mesleki veya siyasi faaliyetlerde kullanılması durumunda kullanıcı, Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) kapsamında veri sorumlusu olarak değerlendirilebilir.
Bu değerlendirme, kullanıcıların yalnızca cihazı satın almış veya kullanmış olmaları nedeniyle otomatik olarak aynı hukuki statüye sahip oldukları anlamına gelmiyor. Belirleyici olan, kişisel verilerin hangi amaçla ve nasıl işlendiği.
Kişisel veya ailevi faaliyetler için geçerli olabilen GDPR istisnası, her türlü kayıt işlemini serbest hâle getirmiyor. Kurul, GDPR uygulanmasa bile somut olayın ceza hukuku, medeni hukuk, iş hukuku veya diğer sektörel düzenlemeler kapsamında değerlendirilebileceğini hatırlatıyor.
3. Üreticiler sorumluluklarını kullanıcılara devredemiyor
Kurul, akıllı gözlük üreticilerinin ve bu cihazlarla bağlantılı uygulama veya hizmetleri sunan sağlayıcıların veri koruma yükümlülüklerine de dikkat çekiyor.
Üreticiler ve hizmet sağlayıcılar, kendi veri işleme faaliyetlerinden doğan yükümlülüklerini yalnızca kullanıcıya yükleyerek sorumluluktan kurtulamaz. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin kurallara uyulması ve verilerin yeni amaçlarla işlenmesinin ilk toplama amacıyla uyumlu olması gerekiyor.
Bu konu, cihazların bağlantılı uygulamalar, çevrim içi hizmetler ve yapay zekâ sistemleriyle birlikte çalıştığı durumlarda daha da önem kazanıyor.
4. Hastaneler, okullar ve iş yerleri daha hassas alanlar
EDPB Başkanı Anu Talus, akıllı gözlüklerin özellikle hastaneler, okullar ve iş yerleri gibi hassas ortamlarda oluşturabileceği risklere dikkat çekiyor. Çocukların bu cihazları kullanması veya kayıt altına alınması da özel önem taşıyan konular arasında yer alıyor.
Bu tür ortamlarda kaydedilen görüntüler; kişilerin kimliğini, sağlık durumunu, özel yaşamını veya çalışma ortamındaki faaliyetlerini açığa çıkarabilir. Görüntü ve ses kayıtlarının sosyal ağlarda paylaşılması ise verilerin daha geniş kitlelere ulaşmasına neden olabilir.
Bu nedenle cihazın kullanılacağı ortam, kayıt işleminin amacı, kaydedilen kişilerin hakları ve verilerin sonradan nasıl kullanılacağı birlikte değerlendirilmelidir.
5. Akıllı gözlükler hakkında ayrıca uzman raporu yayımlandı
EDPB, açıklamayla birlikte “The Connected Gaze: Video Recording, Surveillance and Administering Evidence in the Age of Smart Glasses” başlıklı bir uzman raporunu da kamuoyuna duyurdu.
Akıllı gözlükler çağında video kaydı, gözetim ve delil elde etme konularını ele alan rapor; cihazların kullanıcılar ve kayıt altına alınan kişiler üzerindeki etkilerini, gerçek yaşam örnekleri ve görüşmeler üzerinden inceliyor.
Raporda, akıllı gözlüklerin bazı durumlarda kişiler arası gözetim aracı olarak kullanılabildiğine ve cihazı kullananlarla kayda alınan kişiler arasında güç dengesizlikleri ortaya çıkabildiğine dikkat çekiliyor.
Burada önemli bir ayrım bulunuyor: Söz konusu rapor, EDPB'nin resmî açıklamasıyla aynı hukuki statüde değil. Kurulun uzman desteği programı kapsamında dışarıdan bir uzman tarafından hazırlanan raporda yer alan görüşlerin, EDPB'nin resmî görüşünü zorunlu olarak yansıtmadığı özellikle belirtiliyor.
Bu açıklama akıllı gözlüklerin yasaklandığı anlamına mı geliyor?
Hayır. EDPB'nin 13 Ekim 2026 tarihli açıklaması, akıllı gözlükleri Avrupa genelinde yasaklayan yeni bir düzenleme değil. Kişisel verilerin korunması bakımından mevcut kuralların bu cihazların kullanımına nasıl uygulanabileceğine ilişkin ön değerlendirmeler ve yol gösterici açıklamalar içeriyor.
Dolayısıyla açıklamayı yeni bir yasak kararı olarak değil, akıllı gözlüklerin geliştirilmesi ve kullanılmasında mahremiyetin korunmasına yönelik önemli bir uyarı olarak değerlendirmek gerekiyor.
Gözlük sektörü açısından neden önemli?
Akıllı gözlükler, geleneksel gözlük tasarımını dijital teknolojilerle bir araya getiriyor. Kamera, mikrofon, bağlantılı uygulamalar ve yapay zekâ gibi özelliklerin gözlük formunda sunulması, bu cihazları yalnızca bir aksesuar olmaktan çıkararak kişisel veri işleme süreçlerinin de parçası hâline getirebiliyor.
EDPB'nin açıklaması, gözlük formundaki teknolojik cihazların değerlendirilmesinde yalnızca teknik özelliklerin değil, kişisel mahremiyetin, şeffaflığın ve kullanıcı sorumluluğunun da dikkate alınması gerektiğini ortaya koyuyor.
Özellikle kayıt özelliği bulunan cihazların günlük yaşamda yaygınlaşmasıyla birlikte, insanların ne zaman kaydedildiklerini anlayabilmeleri ve kişisel verilerinin nasıl kullanıldığını öğrenebilmeleri daha fazla önem kazanıyor.
Türkiye açısından ise bu açıklama doğrudan yeni bir yasak veya bağlayıcı bir Türk mevzuatı değişikliği anlamına gelmiyor. Bununla birlikte, kişisel verilerin korunması ve kayıt işlemlerinin hukuka uygunluğu konusunda uluslararası gelişmeleri izlemek bakımından önem taşıyor.
Gözlük teknolojisinde yeni dönem, Mahremiyet de gündemde
Avrupa Veri Koruma Kurulunun açıklaması, akıllı gözlüklerin sunduğu imkânların yanında kişisel verilerin korunmasının da göz ardı edilemeyeceğini gösteriyor. Cihazların nasıl tasarlandığı, kayıt işleminin nasıl bildirildiği ve elde edilen verilerin hangi amaçlarla kullanıldığı, bu teknolojinin geleceğindeki temel tartışma başlıkları arasında yer alacak.
Resmî açıklamanın tam metni
EDPB'nin duyurusu ve uzman raporuna ilişkin bilgi
Optisyeninsesi Dış Haber

